"SEKRETERYASI BOZUK DÜNYANIN"
Şimdi ne demek Konya, Kenya, Renga? Açıklamak boynumuzun borcu: Konya, şairin toprağı. Orada doğmuş, orada yaşıyor. Kenya? Garip bir durum, fakat bunu açıklamak zorundayım. Vural Kaya, Konya’yı “Kenya” diye yazıyor! Nereden biliyorum? Kitabına attığı imzanın altındaki tarih ve yer bilgilerinden. Bu bilinçli bir tercih mi, bilmiyorum. Olsa da olur, olmasa da. Diğer bir ifadeyle, ha Konya, ha Kenya. Biz Konyalı’yız ama, Kenyalı da olabiliriz. Bundan gocunacak değiliz. Peki, Renga neyin nesi? Pes, bunu biliyorsunuz sanıyorduk…
Renga’dan bahsedeceğiz…
Renga’yı biliyorsunuz tabii ki. Vural Kaya’nın şiir kitabı. İlk kitap, tek kitap. Nasıl bir evin bir oğlu yahut bir kızı nazlı olursa, Renga da öyle olmalı. 2007’de Ebabil Yayınları’nca şiir okurunun ilgi ve alakasına arz edilen kitap, derinden derine varlığını sürdürmüş. Bunu iki şekilde test ettim. İlki, okuyup da bitirdiğimde, kitaptaki şiirlerin bende bıraktığı izlenimdir. Ki, kırılganlıkla ironik çarpıcılık arasında bir yerlerde gezinip duruyordu mısralar. Yer yer yükselen öfke, az ötede kendisini yufka yürekliliğe teslim ediyordu.
Testlerimden ikincisi, kitap hakkında yazılmış mevcut yazılardan edindiğim izlenimdir. Yani Renga’daki metinleri okuyup da, benim gibi, bir şeyler söyleme cesareti gösterenler, üç aşağı beş yukarı burada birleşiyor: Bu kitap derinden gidecek, ama gidecek…
Vural Kaya’yı tanırsınız…
Dünyabizim ekibindendir kendisi, bunu bilmeyecek ne var. Hadi biraz daha açalım: 1975 Konya Seydişehir doğumludur Vural Kaya. Diplomasını Selçuk Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi’nden almış. Kökler, Dergâh, Hece, Kırklar, Kaşgar, Çerağ, Âşiyan, Kırağı ve Bumerang gibi dergilerde söylemiş şimdiye kadar sözünü.
Onunla ilgili olarak verdiğim bilgiler yeterli fakat isterseniz şu linki de tıklayabilirsiniz. Orada bir dunyabizim.com okuru şöyle demiş onun için, bu önemli: “Vural Kaya da enteresan bir şair işte. Oluşum, hareket, aksiyon nerdeyse Vural Kaya da orda...”
Renga’daki şiirler…
Renga’da olup olacağı 8 şiir var. Birisi hariç (Kapkara Fetişleri Amerika’nın) uzun şiir denilebilir bunlara. Kitapta kapladıkları hacim için söylediğim bu cümleyi, tekrara düşmeyelim, şiirlerin niteliği için de söylüyoruz.
Vural Kaya’nın şiirlerinde dikkatimi çeken diğer hususları da şöyle sıralamak istiyorum: Yer yer tahkiye tekniğine müracaat ediyor şair…
“Meyve yedi
Bir kirazı kutsadı meyvelerden
Kuşlardan benekliyi
Çocuklardan ahmed’i”
Toplumu iyi gözlüyor ve olumsuzlukları şiire halel getirmeden tenkid ediyor:
“Zayıflama çayları demleme durdu
Masanın ortasında bir konu
Tam ortada kekler kurabiyeler
Çağına has şeyler
Aldatma hikâyeleri, moda dergileri
Mutfaktan gelen buğu
Liste başı bir şarkı bir şarkı daha
Gün bitti”
Toplumsal duyarlılığa bir örnek daha vermek istiyorum:
“Banka dekontlarından ayraçlar yapalım
Diktatör resimlerinden tuvalet kâğıtları
Liberalleri yumurta yağmuruna tutalım”
Dille oynuyor, onu bozuyor, yeniden üretiyor:
“Sekreter kızın çikletinde uzaması yok mu buraların
Uzadıkça uzaması
UZ UZ UZ
YOKSA BU SEKRETERYASI BOZUK DÜNYANIN
KAPIKULU MUYUZ
Öyleyiz / Değiliz / Öyleyiz / Değiliz / Öyleyiz
Yoksa biz öle miyiz sevgilim?”
Bunların dışında, Vural Kaya’nın kendisinden önceki edebiyat dersine iyi çalıştığını, gerek en eski, gerek pek yeni dönem şairlerinden el alıp bu elleri şiirinde kullandığını, özellikle medeniyetimizin zirve birikiminden lüzumunca faydalandığını söyleyebiliriz.
E, neleri söyleyemeyiz?
Renga’yı okuyan herkesin kendisine göre söyleyecek bir şeyleri vardır. İşte biz bu kitabı okuyup da söz söyleme ihtiyacı hissedenlerin söyleyeceği cümleleri söyleyemeyiz...
En iyisi, bir iktibasla haberi noktalayalım:
“Kimine bağbozumu kimine bozgun bu dünya
Şikâyetçi miyim
Yo tanrım yo yo”
Cevat Akkanat
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1432
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!
0 yorum yazılmıştır