Doksanlardan Doksana Gelenler

6/11/2009 ·

Doksanlardan Doksanlara Gelenler

 

Vural Kaya

 

Günümüz şiirinde önemli yerler tutan şairler, doksanlı yıllarda şiirlerini merkez dergilerinde yayımladılar. Bu dergilerde hayat buldular. Zamanla buralardan koparak kendi kuşaklarının dergilerini çıkardılar. Bu dergilerle kendi dergicilik anlayışlarını geliştirdiler.

Şiir üzerine düşünmek bu dergilerin en önemli özelliği oldu. Şiir üzerine söz söyleyebilmenin, şiirle ilgili tartışmaların ve hepsinden önemlisi şiiri her şeyin merkezine almanın adresi oldular. Türk şiirinin temel meselelerine aklı başında öneriler getirdiler. Kendilerinden sonrakilerle bağlarını da bu dergilerle kurdular. Hemen hiçbir “doksan kuşağı” dergisi yok ki yönetmeni şair olmasın. Merkez dergilerinin aksine şairler bu dönemin kaderini belirlemede önde durdular. Şiiri bir adım öteye götürme çabalarıyla Türk şiirine katkı sağladılar ve ortamın seyrini belirlediler.

Bu dergilerde kısa zamanda geçimsizliklerin baş göstermesi gibi sorunlar görülse de merkez dergilerinin yaşadığı “şuur kaybı”na yakalanmadılar. Bu en büyük artıları. Geçimsizlik meselesine gelince, kabuk çatlatmak zordur. Şiirde yeni arayışların önünü açmaları, şiir üzerine düşünüşün ilerlemesi, şiiri şairanelikten ve şiirimsilikten kurtarmaları, daha geniş ufuklar tembihlemeleri bakımından oluşum dergileri her hâlükârda önemlidir. Önemleri de giderek artacaktır.

Bu yazıda, özellikle Türk şiirinin temel meselelerine eğilmeyi prensip edinmiş, gençlerle şiiri konuşabilmiş, sayıklamayı değil konuşmayı öncelemiş, şiiri can damarından yakalayabilmiş ve seçebilmiş, bu anlamda niteliklerini sergilemede maharet gösterebilmiş dergileri kısaca dile getirmeye çalışacağız. Kimi oluşum dergileri toplanmayı, bir arada olma gayretini önde tuttu. Kimileri de şiirlerindeki benzerlikleri, manifestoları esas aldı. Toplanmayı öne alan dergiler farklı şiir anlayışlarına da yer verdi. Doksandan gelenlerin dergileri birbirlerini hırpalamak konusunda da ilgi çekici oldular. Bu her zaman şiiri merkeze almak anlamına mı gelir? Hayır. Kişisel husumetler, kıskançlıklar, “ben”in “hep ben” kalması ötekinin ötekilerden de ötekiye düşmesini arzulayan ve hatta varoluş nedenini husumete dayandıran anlayışlar da görüldü. Ama olsun. Önemli olan yarının şimdi hakkındaki kararı.

 

Merdiven Şiir

 

Ali Ural yönetiminde iki dönem çıktı. İlk döneminden sonra ikinci döneminde daha canlı bir yayın hayatı oldu. İsmet Özel’in şiirlerini Merdiven Şiir’de yayımlaması bu canlılığın sebeplerinden biriydi. Şiir dergisi olması bakımından önemliydi. İkinci dönemde işlediği dosyalarla öne çıktı. Dosya konuları belirli bir bağlamdan uzaktı, farklı farklı yörüngelerde gezdi.

Merdiven Şiir, yeni ve kendine ait bir kadro yerine şiirde rüştünü ispat etmiş şairlerle çıktı. Ayrıca Ali Ural’ın doksandan gelenlerin şiir kitaplarını yayımlaması önemli ve görülmesi gereken bir hâdiseydi.

 

Şehrengiz

 

Şehrengiz, Kasım 1996’da İcabi Akçaoğlu idaresinde yayınlandı. Yayın yönetmeni Üsame Gün’ün edebiyatta bir yeri olmadığı için İcabi Akçaoğlu idaresinde diyorum. Şehrengiz’de ikiye bölünmüş bir hâl var gibiydi, İslâmî edebiyat mı, iyi edebiyat mı sorusu arasında kalmışlık, yani bir ikircik vardı.

İcabi Akçaoğlu, Hakan Şakdemir, Murat Menteş ve Hakan Arslanbenzer’in gayretleri derginin doksanlar bahsi açılınca kendine bir yer edinmesini sağlıyor. İbrahim Tenekeci’nin “Üzgünlükler”inin, Süleyman Çobanoğlu, Şaban Abak, Murat Menteş, Hakan Şarkdemir gibi şairlerle şiirleri üzerine söyleşilerin bulunduğu bir gençlik dergisi Şehrengiz. Emine Pakdil dergide epey görünmesine rağmen, Sinan Ertay, İlker Jandar gibi, o gün için derginin önemli şair ve yazarları olan pek çok isim ne yazık ki bugüne kalamamış.

Hakan Şarkdemir’in “Rüyanın Kardeşi Şiir” ve “Nüans Öldüren Şiir”, 4. sayıdaki giriş yazısı, Murat Menteş’in “Şiir ve Uyuşturucu” ve muhtemelen İcabi Akçaoğlu’nun “Şuara Suresi Tartışmalarına Bir Katkı” başlıklı yazıları dikkat çeken yazılar. H. Salih Zengin’in çocuk şiirine yaklaşan şiirleri, arka ve ön kapak fotoğrafları ve dergide sıkça görünen; ama bugüne kalmayan pek çok şair işe bir samimiyet katmış.

 

Edebiyat Ortamı

 

1997’de Ali K. Metin’in yayın yönetmenliğinde 12 sayı 1 yıl yayımlandı. İlk döneminde Arif Ay, Ali K. Metin, Mustafa Aydoğan, Hicabi Kırlangıç, Levent Sunal, Mehmet Erdoğan, Osman Özbahçe, Murat Güzel, Ali Emre, Ali Celep, Mustafa Celep, M. Âkif Kuruçay, Suavi Kemal Yazgıç, Kâmil Aydoğan ve Ömer Çiğdeli yazı ve şiirleriyle dergide görünen imzalar arasındaydı.

Edebiyat Ortamı, Mart 2008’de ikinci döneminde 1. sayıdan itibaren Mustafa Aydoğan’ın yayın yönetmenliğinde yeniden çıkmaya başladı. Arif Ay, Mustafa Aydoğan, Erdal Çakır, Gökhan Özcan, Turan Karataş, Ali Çolak, Sadık Yalsızuçanlar, Yusuf Turan Günaydın, Hicabi Kırlangıç, İrfan Çevik, Evser Ölüç, İbrahim Eryiğit bu dönem en çok öne çıkan şair ve yazarlar.

 

Mizan

 

Mayıs 1999’da, 2 aylık bir periyotla çıkan Mizan’ı Emre Sururi, Mehmet Batur ve Serkan Işın kurdu. 11 sayı devam eden derginin iskeletini “Doğu-Batı meselesi” oluşturdu. Derginin matbu olarak yayınlanmış sayıları yanında, sadece elektronik ortamda yayınlanmış sayıları da bulunmaktadır. “Nadja, Trajik Melez, Heavy Metal, Kırlangıç mı Bumerang mı” gibi sayıların ardından derginin yayın süreci sekteye uğradı. Bir süre Mehmet Batur, Fatih Altuğ ve Serkan Işın tarafından çıkartılan derginin son matbu sayısı “Yazı: Antropolojik Bir Savaş Aleti” başlığı ile yayınlandı.

Mizan, aralarında Necib Mahfuz, Ihab Hassan, Ahmet Hamdi Tanpınar, George Bataille, Michel Butor, Tevfik El Hakim vb. gibi bir çok yazarı sayfalarına konuk etti. Derginin söylem alanının kalabalıklığı, dergiyi çıkartan ekibinin yazı hayatındaki inişli çıkışlı seyri, derginin söylem alanını ve iddiasını daralttı. Dergi uzun bir zamandır yayınlanmamaktadır.

 

Zinhar

 

Zinhar, Mayıs 2004 tarihinde yayınlanmaya başladı. Derginin kurucusu Serkan Işın’dır. Matbu olarak yayınlanan 4 sayıdan sonra dergi internet ortamında başlayan yayın hayatına orada devam etmeye karar verdi. Derginin 3. sayısının alt başlığı olan PoetikHars, www.poetikhars.com adresinde, derginin yeni adı ve çerçevesi oluşturuldu. 2003 yılında www.zinhar.tk adresinde yayınlanmaya başlayan Zinhar dergisi, matbu sürece girmeden önce, yazınsal deney ve şiir konularına ağırlık veren bir yayın çizgisi izlemiş ve dergi nihayetinde son yıllarda adını “görsel şiir” konusundaki çalışmalarda öncü dergi olarak kabul ettirmiştir. poetikhars.com adresi görsel şiir konulu tartışmaların ve görsel şiir örneklerinin yayımlandığı tek Türkçe internet sitesi olarak yayın hayatına devam etmektedir.

 

Atlılar

 

Ocak 2000’de Hakan Arslanbenzer, Mehmet Erdoğan, Hakan Şarkdemir, Selçuk Orhan, Ali K. Metin, Hayriye Ünal, Murat Menteş, İcabi Akçaoğlu gibi isimlerle yayın hayatına atılan dergiyi Hakan Arslanbenzer yönetti. Hakan Şarkdemir’in şiir editörlüğünü yaptığı dergi modern epik şiiri savundu. Özellikle, Eser Gürson, Mehmet Erdoğan, Fatih Altuğ, Selçuk Orhan, Hakan Şarkdemir, Osman Özbahçe, İcabi Akçaoğlu, Hakan Arslanbenzer, Hayriye Ünal ve Ali K. Metin’in yazar olarak katıldığı Hüseyin Cöntürk dosyasıyla tanındı ve bu dosya edebiyat dünyasının Hüseyin Cöntürk’ü yeniden hatırlamasını sağladı.

Türk şiirinin önemli meselelerini tartışan güçlü bir kadroya sahip dergi 9. sayısındayken Haziran 2001’de kapandı. 3 yıl sonra 16 sayfalık bir fasikül olarak tekrar çıkmaya başladı. İkinci döneminde tek kişilik bir dergi görüntüsüne bürünen Atlılar, ilk döneminden oldukça farklı bir kimliğe büründü. Dergide yukarıda isimleri sayılan şairlerden sadece Hakan Arslanbenzer kaldı.

 

Kırklar

 

Kırklar’ın günümüz şiirinde emeği var. 2000lerin başından başlayarak 2005’e kadar yayınına devam etti. Kendi oluşumu içerisinde genç kuşak şairler yetiştirdi. Kırklar’dan sonra çıkan Kırknar ve Derkenar isimli dergileri de aynı ekip ve aynı anlayış çıkardığı için bu dergileri de Kırklar başlığı altında değerlendireceğiz. Kırklar iki dönemli bir dergi. Dergiyi ilk döneminde İbrahim Tenekeci ve Hüseyin Akın (yayına hazırlayanlar), İsmail Kılıçarslan (şiir editörü), Suavi Kemal Yazgıç (hikâye editörü), Levent Dalar (eleştiri) yönetiminde beş şairden oluşan bir ekip yönetti. İkinci döneminde bir dönem şiir editörlüğünü Ahmet Murat, hikâye editörlüğünü Selçuk Orhan yürüttü.

Kırklar, şiir meseleleri üzerine metinler de yayınladı. Fakat bu metinler belli bir plân dahilinde yayımlanmadı. Kırklar’da dağınık bir üslûp hâkimdi. Belli bir plân dahilinde çalışmalar yapabilse Kırklar’ın vazgeçilmezlik değeri daha da yükselirdi. Fakat genç bir ekibin şiirde ilerlemesine büyük katkı sağlaması bakımından önemli bir dergidir. Aynı ekip Kırknar ve Derkenar dergilerinde de sistem ve anlayışlarını sürdürdüler. Bu bakımdan farklı zamanlarda yaşasalar da bu dergiler kardeş dergiler olarak hafızalarımızda yer edindi.

İbrahim Tenekeci, Hüseyin Akın, Ahmet Murat, Ömer Aksay, İsmail Kılıçarslan, Ali Emre, Âdem Turan, Esra Kocaman, Furkan Çalışkan, Mustafa Akar, Ali Kozan, Emine Edibe, Ahmet Edip Başaran, Cihad Şahinoğlu, Emel Doğan, Mehmet Şah Erincik, Atakan Özen, Ünsal Ünlü, Alper Gencer, Bahadır Cüneyt, Hakan Şarkdemir, Said Yavuz, Mustafa Uçurum, Hüseyin Atlansoy, Hüsrev Hatemi, Nurettin Durman Kırklar’da şiir yayımlayan şairler.

Hayriye Ünal’ın “Sectiond’or: Cemal Süreya Şiiri”, Furkan Çalışkan’ın “Şiirde İmge ve Sinema”, Mustafa Akar’ın “Seksenli Yıllarda Yazılan Şiir”, Emine Edibe’nin “Sonsuzun İki Ucunda: Turgut Uyar ve Borges”, Said Yavuz’un “Yüzün Poetikasına Giriş”, Yakup Altıyaprak’ın “İkinci Yeninin Kolejli Yüzü: Ülkü Tamer”, Hüseyin Akın’ın “Necip Fazıl Şiirini Kısa Bir Okuma Denemesi” Kırklar’da öne çıkan yazılardan bazılarıydı.

Kırklar’ın devamı olarak çıkan Kırknar’da eleştiri Kırklar’daki kadar öne çıkmadı. Hüseyin Akın’ın yönettiği dergide İbrahim Tenekeci, İsmail Kılıçarslan, Zeynep Arkan, Mustafa Celep, Alper Gencer, Furkan çalışkan, Ünsal Ünlü, Mustafa Akar, Ahmet Edip Başaran, Mehmet Şah Erincik şiirleriyle dikkat çektiler. Dergide Türk şiirinin meselelerinden ziyade kitap tanıtımı, deneme, değini türünde yazılar öne çıktı.

Ocak 2004’te Seyfullah Aslan yönetiminde yayın hayatına başlayan Derkenar, 6. sayıya kadar disiplinli bir dergi değildi. 6. sayısında başlayan toparlanma, 10. sayıdan itibaren kendini hissettirdi. Hüseyin Akın, Furkan Çalışkan, Mustafa Akar, Ahmet Murat, Cihan Aktaş, Ali Emre, Said Yavuz, İbrahim Tenekeci, Kâmil Yeşil, Ömer Aksay, Abdullah Harmancı, Ünsal Ünlü, Atilla Yaramış, Ahmet Edip Başaran, İsmail Kılıçarslan, Mehmet Şah Erincik, Berat Demirci, Ayhan Demir, Osman Toprak gibi şair ve yazarlarla adından söz ettiren bir dergi oldu.

 

Kökler

 

Kökler, Osman Özbahçe yönetiminde, üç aylık edebiyat dergisi olarak yayımlandı. 12 sayı sürdü. Nisan 2003’ten Haziran 2006’ya kadar 3 yıl çıktı.

Osman Özbahçe, Kökler’de yazdığı yazılarla, günümüz şiirinin konuşma üzerine kurulması gerektiğini ısrarla vurguladı. Konuşmanın ayrılmaz unsuru olarak, şiirde konuşan öznenin konuşmaya paralel güçlendirilmesi gerektiğini savundu. “Böylece şiirin sunduğu kişilik ya ortadan kalkmakta ya da iyice silikleşmektedir,” diyerek günümüz şiirinin ethos ve pathosu birleştiren bir damardan akması gerektiğini ileri sürdü. Modern şiir algısını ethos ve pathos kaynaşması üzerine kurdu: “Fakat bir şekilde böyle bir dengeden veya bu iki damarın bir şiirde toplaşmasından da söz etmek istiyorum. (…) Örneğin, İsmet Özel’in şiiri bağlamında, ethos temeline oturtulmuş bir pathos damarından söz edilebilir. (…) Modern şiir ethos ve pathos şeklindeki tanımlamadan hareketle veya bu mesele etrafında dönmekle ulaşılacak hususları bünyevi bir güce dönüştürebilmek hususunda en etkili zemindir. (…) Bu kopuklukların sebebi Ali Celep’in şiirlerinde konuşan öznenin yeterince güçlü bir kişiliğe sahip olmamasıdır. (…) Konuşmanın bütünlenmesi için (kusursuz konuşma) konuşmanın, bünyesinde şiirin üç sesini de barındırması gerekir. (…) Şairin eli sesler arasındaki sınırı kaldırabilmelidir. Bir ses öteki seste ergimiş, artık ayrıştırılamaz bir hâle getirilmelidir; çünkü modern şiir bir sentezdir. Çağımız bir şiir türüne sıkıştırılabilecek bir çağ değildir. (…) Bunun teknik şartı seslerin birbirine nüfuz edebilmesidir. Bunun için konuşan öznenin olabildiğince somutlanması gerekir. (…) Bugün için, şiirde konuşan özne kendi kendine de konuşsa, bir topluluğa da konuşsa konuşması bir topluluğa konuşmadır. Ben diyerek konuşan veya kendi kendine konuşan bir öznenin konuşması bir kahramanın konuşmasına tekabül edebilir. Hatta günümüz şiirinde kendi kendine konuşma öyle bir konuşmadır ki gerçekte bu konuşma herkese yapılmış bir konuşmadır.” (Kökler, sayı 4-5, Ocak 2004) “Modern şiir, türleri ortadan kaldıran değil, türleri birbirine yaklaştıran değil; bütün türlerden beslenen ve kendi düşüncesiyle gelen yepyeni bir mantıktır.” (Kökler 9, Nisan 2005)

Kökler’de, yenilik arayışlarının köklerle buluşturulması, karşılığının köklerde aranması çabaları dikkat çekti. Bugünün verileriyle şiirimizin birçok usta ismi değerlendirildi. Ahmet Hâşim, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Orhan Veli, Turgut Uyar, Nâzım Hikmet… gibi isimler üzerine yazılan inceleme yazıları, İkinci Yeninin safha safha ele alınışı, Metin Eloğlu, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu şiirinin işlenmesi, bugünkü şiire gelen çizginin tespiti ve netleştirilmesi, Kökler’i ismiyle müsemma kılan bir başka yönüdür. Bu çerçevede Kökler’in en belirgin yeri ve ayrıcalığı, uzun, oylumlu eleştiri-inceleme yazılarına yer vermesi. Türk edebiyatında belki de Kökler’e gelinceye kadar hiçbir kuşak dergisinde görülmemiş derecede etraflı metinler bu dergide yayımlandı ve bu metinler yazıldıkları bağlam içinde seçkin metinler olma özelliğine sahiptir.

3. sayısında “Devamsızlar” dosyası yaptı. Şiir yayımladıkları dönemlerde ses getirmiş; fakat sonraları görünmeyen şairlerin yeni şiirlerinden örneklerle şimdi neden yazmadıklarını soruşturdu. Osman Konuk’un muhteşem dönüşü meselâ Kökler’le oldu. Dosyayla Hüseyin Atlansoy, Osman Konuk, Şaban Abak, İlhami Atmaca, Ayhan Kurt, İbrahim Kiras, Hakan Albayrak, Hakan Şarkdemir, Ahmethan Yılmaz tekrar şiire davet edildiler. Denemede Mehmet Erdoğan’ın öne çıktığı dergide, Gökhan Özcan, Abdulah Harmancı, Yıldız Ramazanoğlu, Cihan Aktaş, Rabia Gülcan, Mehmet Harmancı, Nihan Kaya, Ahmet Sait Akçay, Meral Afacan gibi isimlere yer vermesine rağmen hikâye en başarısız yönüydü.

Kökler’in bence unutulmaz yazılarından birkaçını burada anmak gerekir: Osman Özbahçe’nin, “Ölüm İdi Kolaya Yenen Kişiyi” (İsmet Özel’in “Ölüm Kere Ölüm Ölüm Kare” şiiri üzerine, sayı 1) başlıklı yazısı eleştiri alanında ender şiir yazılarından biridir. İbrahim Demirci’nin, “Kendini Ateş Sanan Kül: Ahmet Hâşim” (sayı 2) adlı inceleme yazısı; Hakan Şarkdemir’in, Türk Şiirinde “Modern Epik Şiir Geleneği” (sayı 7) başlıklı çok önemli incelemesi; Murat Güzel’in, “İktidar ve Nesneleri” (sayı 9) ve “Günümüz Şiirinde Yenilik Fikri” (sayı 12) başlıklı başyazıları; aynı şekilde Hakan Şarkdemir’in gündem belirleyen “Mükemmel Kısa Şiir” (sayı 10) başlıklı başyazısı; Ali K. Metin’in Attilâ İlhan (sayı 4) ve Metin Eloğlu (sayı 8) incelemeleri; Hayriye Ünal’ın Sezai Karakoç’un, “İnci Dakikaları”nı işleyişi (sayı 11) ve Osman Özbahçe’nin, “Türkiye’nin Hayatı” (sayı 12) adlı yazısı bence bilhassa önemli metinlerdi.

 

Ücra

 

Ücra’nın ikinci dönemi 31. sayıdan devam ederek, iki aylık bir periyotla yeniden başladı. Önceden olduğu gibi, bu dönemde de dergiyi Murat Üstübal ve Bülent Keçeli çıkarıyor. Yeni dönem logosu da Serkan Işın’dan.

Osman Erkan, İlhan Kemal, Enes Özel, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Murat Üstübal, Bülent Keçeli, Görsel İşleriyle Derya Vural ve Mehmet Cihat, Hasan Karayel, Yavuz Altınışık, Mithat Çelik, Nazmi Cihan Beken, Sinan Ulakcı, Evren Kuçlu, Saba Kırer Eylül 2009’da başlayan yeni dönemin ilk sayısındaki şairler. İlk dönemin aksine bu denli katılımın gözetilmesi Ücra adına bir başarı. Aynı şekilde önceki döneminde genellikle iki yazarla sınırlanan yazılarda da bir açılım var. Hayriye Ünal, Celâl Soycan ve Sinan Ulakcı ilk sayını yazarları. Yeni dönemin felsefesi, “iyi şiirde buluşmak.”

Ücra’nın şiir anlayışı geçmişte yer yer tartışma konusu oldu. Tekâmüle dönük adımları bazen deneycilikle eşlendi. İlk döneminde Murat Üstübal, Bülent Keçeli, Aziz Kemal Hızıroğlu, Süleyman Aytaç, Baran Esmer, Yılmaz Cemgil, Serkan Işın, Mehmet Öztek, Efe Murat, Utku Özmakas, Mithat Çelik, brşzgr, Hamza Çelikel, Zeki Karaaslan, İlhan Kemal, İlhan Berk, Ahmet Güntan, Mehmet Sarsmaz, Ali Özgür Özkarcı gibi isimler yer aldı.

 

Kertenkele

 

16. sayısına ulaşan Kertenkele’yi Muammer Yavaş yönetiyor. Özellikle 10. sayısından itibaren ciddi eleştiri yazılarıyla bir atılım içinde. C. Ali Ahmet ve Mustafa Celep’in günümüz şiiri ve şairleriyle ilgili yazdıkları yazılar ilgiyle okunuyor. Serdar Akdağ, Adnan Duran, Muhammet Hüküm, Orhan Tepebaş, Selçuk Küpçük, Mustafa Özdemir, Ali Rıza Güç, Mustafa İjaz, Muhsine Arzu Ayan, Yakup Altıyaprak da değişik konulardaki yazılarıyla derginin eleştiri cephesini güçlendiriyorlar.

Mustafa Celep, Muammer Yavaş, İshak Koç, Mustafa İjaz, Fatih Çodur, Orhan Tepebaş, Ezra Cenker, Murat Şahin, Muhammet Hüküm, Ahmet Çiçek, Şinasi Tepe, Abdülkadir Akdemir, Nihat Ağacıkoğlu derginin öne çıkan şairleri.

 

Heves

 

Ali Özgür Özkarcı ve Mehmet Öztek yönetiminde Adana’da çıkmaya başladı. Daha sonra yönetime Ömer Şişman da katıldı. Heves’te farklı şiir anlayışından birçok şair yer aldı. Önceleri birbirine yakın şairlerle yola çıkmış izlenimi verirken giderek genişleme eğilimine girdi. Dönem dönem anlayışında kırılmalar gözlendi.

Heves’in dergi politikası, anlayışı, yayın prensipleri giriş yazılarında dile gelen hususlardan farklı bir yerde duruyor. Yani dergi başka bir şey söylüyor, bu yazılarda başka bir şey söyleniyor. Şiir bağlamında yayımladığı kimi metinlerle doksandan gelenlerin çıkardıkları dergiler arasına katıldı. Genişleme politikası doğrultusunda giderek daha çok sesli olacağı da muhakkak. Merkez dergilerindeki vitrin malzemelerini dergiye taşımak Heves’i nereye götürür, zaman gösterecek bunu.

 

Karayazı

 

Karayazı, Adana merkezli bir dergi. Yormayan bir görselliği var. Ersun Çıplak ve Cuma Duymaz yönetiminde Nisan 2008’de, iki aylık bir periyotla yayın hayatına atıldı. “Önsöz”leri derginin karakterini yansıtan ipucu yazıları. Bu yazılara özel bir önem verildiği ortada. İlk sayısında Feriz Şahin, Ali Galip Yener, Enis Akın, Ersun Çıplak, Nemci Zekâ, Celâl Soycan, Cuma Duymaz, Celâl Gür yazdı. İkinci sayıda “Manifestolar Şiirimize Ne Yaptı?” başlıklı bir soruşturma yaptılar. Ömer Aksay, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Bülent Keçeli, Salim Nacar, Murat Üstübal, Osman Erkan, Abdullah Şakalar, Talip Nacar, Mustafa Günay, Öktem Tepe, Serdar Koçak, Bülent Şanlı, Ahmet Bozkurt gibi şair ve yazarların omuz verdiği bir dergi Karayazı.

 

Karagöz, sayı: 9

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki ::