bürokratik türk şiiri / şiirini ele geçir / osman özbahçe

 

BÜROKRATİK TÜRK ŞİİRİ

Şiirini Ele Geçir

 

(Gerçek Hayat, sayı 497, 30 Nisan 2010)

 

Modern şiir neredeyse bütünüyle imge üzerine kuruludur demekle, günümüz şiirinden şikâyet etmek arasında bir çelişki var. Çünkü kötü şiir etrafında gittikçe kalınlaşan bürokratik yapının temel argümanı imgedir. O zaman mesele nedir? Mesele, İkinci Yeniye anlamsız şiir demek meselesidir. Türk şiirinin en anlamlı bölümlerinden birisidir İkinci Yeni. Modern şiiri kavramadaki güçsüzlüğün bir göstergesi olan anlamsız şiir ifadesi, bugün, imgeyi, hiçbir mantık zemininde kavranamayacak derecede inanılmaz benzetmeler yapmaya indirgeyen ve şiir yeteneklerini bu benzetmelerin arkasına saklayarak dikkatlerden kaçıran bir şiir anlayışında sürmektedir. Bunların imgeyle uzaktan yakından alâkası yok. Modern şiir karşısındaki güçsüzlüklerini modern şiirden rol çalarak imgeyle gözden uzak tutmaya çalışıyorlar.

Şiirinde yetenek bulunan her şair, istikrarlı bir çalışma içine girerse kendini aşabilir. Kendini aşmak meselesi aslında bir klişedir. Hiç kimse kendini aşamaz; ama kendinde bulunanı açığa çıkarabilir. Şiirde kendini aşmak, üslûp kazanmaktır. Şairin bir üslûp kazandığı nokta acemilikten çıktığı, kendi şiirini ele geçirdiği noktadır. Şiirde üslûp şairde taklit edilemeyen unsurdur. Genç şair, şiirinde en önemli atılımı bu taklit edilemez unsuru ele geçirmeye başladığında yapar. Vural Kaya, ilk kitabı Renga’yla şiirindeki yeteneğe sağlam bir basamak kazandırmıştı; ya birçoğunun yaptığı gibi bu basamakla yetinecek ya da kendini aşacaktı. İlk kitaptan sonra, ilk kitabını aşan şiirlerle, kendi şiirini ele geçirme, üslûbunu kazanma bahsinde örnek teşkil edecek bir başarı gösterdi Vural Kaya. Genç şair aynen böyle, piyasaya, bürokrasiye kulaklarını kapatıp şiirini yükseltme, üslûbunu kazanma derdinde olmalıdır. Bunun yerine, nasılsa bir yerinden içeri girdim; şiirim yayımlandı, kitabım çıktı, nasılsa sıra bana da gelir diyerek bürokraside kuyruğa girip kendini rutine bağlarsa bir merdiven çıkar; ama çıktığı merdiven Türk şiirinin merdivenleri olmaz.

Moğollar tarihlerinde ilk kez Cengiz Han’la bir araya gelmiştir. Bu onlar için kendi geleneklerinin üzerine çıkmaktır. Cengiz Han’dan, Topal Timur’dan, Moğollardan hiç hoşlanmam. Tarihteki en büyük yanılgı Yıldırım’ın Topal’a yenilmesidir. Gelgelelim Cengiz Han, “İnleme alışkanlığım yoktur benim” demiş. İşte buna bayılırım: İnleme alışkanlığım yoktur benim! Öyleyse genç şair imge yapacağım diye inanılmaz bağlantılar içinde inleme alışkanlığını bir kenara bırakıp hayatın ve insanın tadına varmalıdır. Acı mıdır, tatlı mıdır bir bakmalıdır. Şiir böyle yazılır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !